önceden bi yazı yazmıştım sansürle ilgili, okuyan varsa(ki olmadığını sanıyorum) bilir.
o yazı bir boka yaramıyor, okumayın. çünkü faydası yok.
bu ülkede dürüstlük hiçbir zaman kazanmayacak.
hiç bir zaman vatandaşımız, ''bu bizdendir, öyleyse pisliğini örtelim'' demekten vazgeçmeyecek.
o kadar video boşuna. kendi adamını koruyan vatandaşın dediği gibi: ''illa birisi çalacak nasıl olsa. bir kere de bizim adamımız oluversin.''
ha bunu da dillendirmez kimse, anca çok sinirlenmesi ya da ağzından kaçırması gerekir, ki kaçırmaz.
bu ülkede fenerbahçe şike yaptı. tüm uefa gördü, fifa gördü. elin belçikalısı geldi konferans verdi. ne oldu?
bizzat federasyon, bizzat bazı yüksek siyasetçiler korumadı mı fb'yi? korudu. sonra da kendilerince senaryo gereği, imaj çalışması yapıp, trabzonun karabükle görüştüğü falan iddia edildi, sonra da buna uygun bir karar verilip bırakıldı. delikanlı olan gitsin uefa kararını yayınlasın. yer mi?
yemez.
bu ülkede kasımpaşa, yıllardır oradan buradan, otopark geliri şusu busu derken bugünkü haline geldi. birkaç tane yazar yazdı bunu. ama yazanlara bakın, üç kuruşa muhtaç adamlar.
demek ki yalancılar, di mi canıım :)
bu ülkede ne smaçlar ne fauller gol sayıldı, ne alakasız penaltılar verildi, ne maçlar açık açık satın alındı; çocuklar bile biliyor.
olay futbol değil. ya siyaset?
bugün, çook yüksek mevkilerdeki siyasetçiler, üstelik çok da uzun olmayan bir zaman önce, bu ülkenin tarihindeki en büyük vurgunu yaptılar. ve kendi kesimleri alkış tuttu.
doğruyu söyleyenler içeri alındı, dezenformasyonun kralı yapıldı ve hala yapılıyor. vatandaş da razı oldu dünden, öyle ya; kim maaşından olmak ister ki? kim o kadar parayı bir kalemde atabilir bir kenara? açlığa katlanmak göt ister. yiğitliğin bedeli ağırdır, her millet ve birey ödeyemez, hazır olamaz.
biz de hazır olamadık milletçe. yemedi.
bugün dilerseniz, tüm dünya medyasının anlattığı yalana inanıp, esadın tam bir cani, suriye hükümetinin sivil düşmanı olduğuna inanabilirsiniz. bu elinizdedir. ülkemizde de bizzat en yüksek ellerden yapılan propaganda bu.
ve artık internet de kontrol altında olduğundan, bu fikrin aleyhine deliller de azaldı. dolayısıyla araştırma zahmetine girmeyip, genel kanıya katılırsınız ve tüm toplumca kutsanabilirsiniz. ufak da olsa bu da bir hazdır. hem de hakkınız nihayetinde, ne de olsa bütün gün çalıştıktan sonra kalan birkaç saati eğlenmek ve dinlenmek için harcamalı insan, gerçekler de bi yere kadar, di mi ama :)
gerçekten dürüst adamları elbirliğiyle boğduk biz. daha da boğarız. bugün bakın, kurduğumuz bu yalanlar düzenine kim karşı çıkmışsa parasızlıktan kıvranıyor. bana bir elin parmağı kadar istisna gösterin, aynada kendi aksime tükürüm youtube'a vereceğim, söz.
ve iyi yalan söyleyen, yavşak ve yavşaklıkta yetenekli tiplere bakın. hep sevilir, el üstünde tutulurlar. örnek versem bir ömür yazmakla geçer.
sağı da, solu da böyle. bu işin siyasetle ilgisi yok. bu işin, ahlakla ilgisi var beyler, ahlakla. bireyseldir bu iş.
bakıyorum, herkes pek bir dindar. ama sebebi itidale ermemiz mi, kişisel imaj çalışması mı; yoksa söylediğimiz yalanlara bakıp allah katında kendimizi aklama çabası mı, bilemiyorum.
tabi dindar videoyu gören dindar abiler, aynı yerde kıza yazmaktan çekinmiyor, o da ayrı.
bunlar hep münferit canıım, birkaç çürük elma, di mi :)
yazık diyeceğim, bizim gibi şahsiyetsiz bir topluluğa yazık bile diyemiyorum.
siyasi anlamda söylemiyorum ama, bir avukat olarak, tbb başkanının medyada o kadar atıp tuttuktan sonra başbakanın, cumhurbaşkanının karşısında el pençe divan durmasını, ben meslek gururuna yediremiyorum arkadaş. olmuyor. bu mudur ulan hak aramak, aratmak? siz bize baro derslerinde, hakkınızı aramak için herkesi karşınıza almaktan çekinmeyin, diyen adamlar değil misiniz? bu yaptığınız yavşaklık değilse nedir?
yaptığınız işlerin samimiyetine inanmıyorum. kim nasıl istiyorsa öyle anlasın, sözüm meclisten hem içeri, hem dışarı.
o yüzden de tüm duygularınızın inanılır tarafı yok. programlanmış robotların benim gözümde kıymeti yok.
ha bu yazıyı da sansürleyin de, vazifenizi yapıp maaşı almış olun, emi çakma hafiyeler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder