slm. yine ben.
başka bir başlık bulamadım, daha fazla ''baş'' demeden konuya gireyim iyisi.
benim ilk cmk görevlerimde bi kız vardı, çocuk o zaman 15,5 buçuktu şimdi 16,5 olmuş, cinsel anlamda demiyorum ama o ilk gördüğüm kız olmaktan çıkmış aga. o bal rengi tatlı saçlar gitmiş, yerine kapkara saçlar gelmiş, kaderini yansıtır gibi...
o gülen gözler gitmiş, yerine çaresizlik dolu bakışlar gelmiş. sanki yalvaran ama ufacık pençelerini gösteren bir kedi yavrusu...
işte bu karakola ilk geldiğinde, hayalleri vardı onu anlattıydı, işte yan oyunculuk yapıyormuş falan...sonra da olaya geldiydi: babası cins bi tipmiş, annesiyle ayrılmışlar, abisi de agresifmiş, işte o gün bahaneye gene dövmüşler kızı, bir de tv atmışlar üzerine kaçarken, artık doğru mu bilmiyorum ama olay tam aile faciası. yokluğun gözü kör olsun aq...
neyse anlattı uzun uzun, ailesinden bahsetti, sonra verdirdim ifadesini çıktık dışarı, baktım bunun yaşlarda bi genç. bakışlardan belli sevgilisi olduğu, eh her ne kadar kıza vermem gereken bilgiler vardıysa da, pek bi hasret gözüktüler birbirilerine, ayırmak istemedim. prosedürü biraz erken bitirip kaçtım, kız kalan vakte pek bi müteşekkir, ben övülmekten pek bi memnun ama klasik fix tevazu falan...neyse döndüm eve işte.
gel zaman git zaman, duruşma günü gelmiş bunun, mahkemeden aradılar, avukat bey bekliyoruz geleceniz mi diye. geliyorum dedim, gittim.
kara kuru bi tip, yanında saçları başında üvey bi kız çocuğu. isim okununca tanıdım aq, bu...bütün o verdiği ifadeleri yalanladı mahkemede, bakışları uğradığı hakaretleri ve kötü muameleyi anlatır gibi...hakim bey demedi birşey, verdi beraati babasına, ama bakışları çok manidardı adamın. al benden de o kadar aq...
karışayım dedim, dedim olum aile meselesidir sittir et, bak yoluna...
çıkışta babası olacak gevşek el uzattı bana, mecburen sıktım aq. ''ya bizim dava ne olacak'' minvalinden gereksiz sorular, verdim izahatini yumoşun, gitti ibiş...
ulan dünya, ben senin şirazeni...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder