slm. blogu benden başka okuyan olmadığını görmek baya hoşuma gitmeye başladı. baya kendi kendime selam veriyorum lan...neyse.
gerçi yazma amacım mastürbasyon, ötesi de değil.
neyse. bugün kızın biri geldi görüşmeye. kız dediysem aşağı yukarı yaşıtız ama muhtemelen teknik anlamda ''kız''. nereden anladın dersen, bak o hissi bi olay aga, tam açıklayamam istesem de, ama görünce öyle bi his olur ya, öyle.
kız birkaç avukata gitmiş benden önce, hepsi de geldiği olay için ''avukata gerek yok'' demiş. ulan meslektaşa en büyük kazığı meslektaş atıyor iyi mi...para isterken kendimi kötü hissettim anasını satayım. kız haklı ihtiyaç yok ama, işi garantiye almak açısından faydalı onun için. mahkemede sufle veren biri olması iyidir, ve de teknik yazılmış bir dilekçe de. hakim karar verecek tamam da, karar verirken yardımcı olacak birilerini de arayacak ki, o da avukat olacak. işte ablaya anlatmamışlar onu...
gelgelelim vekalet konusunda ikna olmadan gitti, vereceğini de sanmıyorum. ama etkilenmedim de değil kızdan, çok güzel değil ama samimiyeti, konuşması, gülümsemesi bana pek bi içten, pek bi hoş geldi...cinsel anlamda değil, zaten bu işlerde ilk intibah da cinsel anlamda olmuyor. neyse, öyle anlatasım geldi, anlattım, bu.
yine kimsenin okumadığı için kimseye (ya da herkese, bilemedim onu), ve bunca gereksiz zahmete girip yazan ellerime, son olarak da kulağımın pasını silen dalkas'a ve hastası oldığum margaritis'e teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
saygılar üstad...
25 Ocak 2014 Cumartesi
11 Ocak 2014 Cumartesi
slm.
fazla traş cildi bozar, o yüzden çok uzatmadan yazacağım. bu arada blogun çiçeği burnunda, söylemek istedim. neyse.
bir bahar ayında mesleğe başladım. meslekte ilk yılımı yeni dolduruyorum ve heyecanım azalmakla birlikte hala çok taze. ilk günümde çok dingil bir görev geldi. bir bayanın çocuğu okulda dayak yiyor ve ben aranıyorum. vazifem, çocuk 18'den küçük olduğu için ifade verirken yanında bulunmak. yani saçmalasa yahut devlet sırrı ifşa etse dahi orada olmak mecburiyetindeyim. neyse, gittim.
karakola varmam çok sürmedi. ama ilk olduğundan çok heyecanlandım tabi. bir de hava sıcak, gömlek iptal oldu, yüzüm ter. polisler garipsiyor tabi, ''ne oluyor lan buna?'' dediklerini orada anlamıştım ama tecrübesizlik böyle zalim. neyse, çocuğu bir odaya aldım dinlemeye başladım. aynı sınıfta bir varoş kız var, bununla kanka ama sonradan bu kız bunu bırakınca delleniyor, bizim kıskanç fail de konuştuğum kızı teneffüste sıkıştırıp arkadaşlarıyla tehdit ediyor. okul çıkışı da yakalayıp saçını başını yoluyor, eline veriyor falan.bizim mağdur kızcağız da tek olduğundan, yerlerde sürükleniyor, saçlar üst baş harap. sonra eve gidiyor annesine anlatıyor durumu, sonrası gece karakol. öncesinde de muayene falan var tabi hastanede.
kız hakikaten dünya tatlısı.15 yaşında, hem yaşını gösteriyor hem de aşırı sessiz sakin. ana-baba ayrı. belli ki ayrılık vurmuş kızcağıza. o sükunet o güzellikle birleşince muazzam sanatsal duruyor, görmenizi isterdim. kızın ailesi kökenden batmanlıymış, ama kızı görseniz batmanlı demezsiniz. fiziksel olarak söylüyorum, kötü anlamda değil yani.
ayrıca kıza hallenmedim, allah önce ana-babasına, ileride de büyüyünce sahibine bağışlasın. görev esnasında öyle şeylerim yoktur.
bakalım bu ay mı ne duruşması var. basit bir lise kavgasına duruşma tarihi verilebiliyor. rezalet!
neyse. bu arada olayın kaynağı cmk. ben de, hani siz normal insanlar bir halt işleyip sonra karakolda amerikan filmlerindeki gibi ''avukatımı istiyorum'' diye trip atıyorsunuz ya, işte oradaki avukatım. yani görevi açtığımdan itibaren saat üçte beni arayıp ''gelsene lan'' diyebilirsiniz, bu yetkiyi maalesef kanun gereği size ellerimle veriyorum.
neyse ki her bölgeye bakmıyorum, yoksa memlekete yetişilmez ki...
hikaye bitti. yenileri gelecek. yazıyorum,çünkü sıkıldım.
sorusu olanlar için,danışma ücretlidir. ben arz edeyim de..by.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)