güzel türkçemizde çok anlama gelen bir kelimedir.(kabul, şov cümlesiydi,neyse)
hayatta herşey bir yerden sonra çok sıkıcı oluyor be abi. çok sıradan, çok sabit, çok aynı.
ben ki türkçe müzik dinlemem diyen adamım. ingilizce dinledim, hala da dinlerim arada, tabi one direction falan ipimde olmaz, o kadar düşmedik şükür. lazca dinlemişliğim vardır, o tarafların şarabı da çok güzel olur, öyle parasını verip özel diye bi yerinize sokulan uyduruk şaraplar gibi değildir yani, doğaldır ve iyidir. her neyse. gürcüce dinledim, değişik bi tarzı var, fena değil ama bir alex de değil.
uzun zamandır yunancaya sardırmıştım, bir gün karras diye bir yavşağı keşfettim.
bu karras, bizdeki tatlı su müzisyenlerine benzeyen bir adam. kendi tarzı yoktur. her boku çalar, her boku söyler. laika da yapar, rap de yapar, rembetiko da yapar, beceremese bile tutup ritaya hakaret eder gibi zeibekiko bile yapar. zıçtıkça sıvar, sıvadıkça zıçar. öyle bir adamsı.
bir gün dinledim, ve şoktan geberiyorum zannettim. yanılmışım.
ayıldığımda hala karras'ın, orhan gencebaydan çakma şarkısını dinliyordum. arabesk şarkımız bile çalınmıştı.
hayır yani, yunan kültürünün taa iyon döneminden beri çalıntılarla gelişip bugüne geldiğini gören ve bunun müzikal yönünü az da olsa idrak etmiş biriyim ve olanlar beni şaşırtmıyor.(bilginiz olsun; iyonlar da minoenler de yunan değildir, iyon kelimesi de yunan kelimesinin kökü değildir, hatta alakası yoktur. merak edenler cevat şakiri okuyup aydınlanabilirler, tabii ki kitaplarını bulabilirseniz)
ulan orhan babanın ziyankar'ı, en iğrenç bir laika sosuna bulanıp yunan radyolarına meze edilmişti.
burada ferdi tayfur filmlerini ağzı açık izleyen yunanlara yahut laikaya hakaret yoktur, yanlış anlaşılmasın. ben ki yunanlıların kendilerini sömüren avrupaya ve onun şakşakçılığını yapan hükümete isyanını ve geri adım atmayışını takdir eden, saygı duyan birisiyim. o ilk gösterilerdeki kahraman köpek(o kadar etkili ve inatçıdır ki en son sniper ile vurulmuştur), türkiyedeki benim diyen çakma vatanseverlere 500 basar, cebinden çıkarır. mesele bu değil.
karrasa kızıyorum. opportunist olduğu için. popülarite uğruna gidip endonezya müziğini çalabilecek bir yavşak olduğu için, kızıyorum. beni soğuttuğu için müzikten, kızıyorum.
nereye gideyim lan artık? ne dinleyeyim? boktan gülşen şarkılarına mı dönüş yapayım aq? ergenlerin hala ağlayarak dinlediği ''nothing else matters''a mı döneyim? taklit rockçılara mı tapayım? yoksa saçmalıkta nirvanaya ulaşıp, belieber mı olayım? bilemedim aga.
ulan karras...allah belanı kaldıra oluuuğm!! alllah belaanı kaldıra!!
bugün dünyada tüm ülkeler, amerikan müziğini, amerikan filmlerini hayatlarına yerleştirdiler. sonra da bu filmlerdeki gibi değiştiler. ki bunların çoğu yalandı. o filmlerde saat öğlen 3'de işi gaza gelip bırakan, sonra da otobüsle başka eyaletteki sevgilisine kaçan kız hikayesi, palavranın dikalasıdır mesela. gerçek hayatta o kız, günde 20-30 dolara çalıştığı, tek göz odaya kira ödediği işini bırakamaz. çünkü amerika işsizlikten kırılıyor. 29 krizi zamanındaki gibi işsizlik ödenekleri yok. gidenler bilir. ayrıca o kızcağız otobüse atlayıp gidemez, zira izni de, otobüslük parası da yoktur. hadi bunları yapsa, başka bir eyalette geçireceği tek bir gece onun en az 4-5 günlük çalışmasına patlar. yanisi hikayeler fake'tir. örnekler çoğaltılabilir.
biz ve yunanlar gibi az gelişmiş milletler de bu yalanlara bakıp kendince garip bir toplum yapısı tasarlar. özgürlüklerini bile o şekil ayarlar.
bugün yunan müziği de, türk müziği de, tüm dünyanın yerel müzikleri de bozuldu. yunan radyolarında buzuki,santur gittikçe azalıyor mesela. yerine devşirme sazlar, yahut elektronik öğeler alıyor.
ve insanlar bu makineleşmiş tekdüze müzikten sıkılınca da, araya, yerel çalgılar sokulup çeşni yapılmaya çalışılıyor. ama gariban milli unsur, o teknonun arasında boğulup gidiyor. çırpınarak can veren fok balıkları misali...
özet geçeyim.
ben karrasa kızmıyorum aslında. o, kapitalist dünyaya ayak uyduruyor ve haklı. evde bekleyen karın ve çocukların varken, tutup da erdemli davranamazsın. ekmek seçme şansın yoktur.
ben yunanlılara da kızmıyorum aslında. araplar gibi, bizim gibi önlerine koyulan her otu yiyip, oh ne güzel diyerek domalmıyorlar. ha vaktiyle emperyalizmin maşalığını batı anadoluda yapmışlar o başka. ama bizde gezi 10 günde kapandı. adamlar hala devlet tvsini geri almaya çalışıyor,susmuyorlar. baskı geldikçe daha gür bağırıyorlar.
ben liberallere de kızmıyorum aslında. bu kadar malı bir arada görüp de faydalanmamak, mantığın kendisine aykırı. kendi düşen ağlamaz.
ben bize kızıyorum, hepimize...bu kadar kolay razı olup kaleyi bu kadar çabuk teslim ettiğimiz için.
anlamadın mı yazıyı? siktir et. zaten anla diye yazmadık. istersen mastürbasyon diyebilirsin, artık ne isim koyarsan o olsun...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder